Güçlü bir soylu ailenin dördüncü oğlu olan Van, daha iki yaşındayken Japonya'da sıradan bir "salaryman" (maaşlı çalışan) olan geçmiş hayatının anılarını hatırlar. Yetişkin bir zihne ve iş tecrübesine sahip bu minik beden, etrafındakileri şaşırtarak konuşmada, okumada ve karmaşık konuları kavramada gösterdiği hızla bir "dâhi çocuk" ilan edilir. Ailesi, onun parlak geleceğinden ve ailenin şanını yükseltecek güçlü bir sihirbaz olacağından emindir.
Ancak Van'ın sekiz yaşına geldiğinde açığa çıkan sihirsel yeteneği, herkesin beklentilerini alt üst eder. Ona bahşedilen beceri, savaş alanlarında zaferler kazandıran yıkıcı ateş veya fırtına sihirleri değil, "Üretim Sihri" (Production Magic) adı verilen, nesneleri oluşturma, malzemeleri işleme ve inşa etme üzerine odaklanan bir yetenektir. Saldırgan sihirlere ve savaşçı erdeme değer veren savaşçı bir aristokrat aile için bu, pratikte "işe yaramaz" bir beceridir. Van'ın dâhiliği bir anda değersizleşir ve o, ailenin itibarını lekeleyen bir "başarısız" olarak görülmeye başlanır.
Sonunda, ailesi onu onursuz bir şekilde, krallığın en ücra köşelerinden birinde, "isimsiz" bir küçük köyün lordluğuna atayarak sürgüne gönderir. Yanında, geçmiş hayatının anıları, sadık kişisel hizmetçisinden başka bir destekçisi ve o "değersiz" sayılan Üretim Sihri'nden başka bir sermayesi yoktur.
Ancak, modern dünyadan gelen bir salaryman olan Van için bu sürgün bir ceza değil, bir fırsattır. Onun "üretim" anlayışı, sadece basit eşyalar yapmak değil, verimliliği, altyapıyı, ekonomiyi ve yaşam kalitesini kökten değiştirmektir. Sihrini, daha iyi tarım aletleri yapmak, su kanalları inşa etmek, dayanıklı konutlar kurmak ve temel üretim hatları oluşturmak için kullanmaya başlar.
Geçmiş hayatının proje yönetimi, kaynak optimizasyonu ve "kalite kontrol" deneyimlerini bu fantastik dünyaya uyarlayan Van, yavaş yavaş harap haldeki köyü dönüştürür. Amacı, geleneksel anlamda saldırı sihirleriyle değil, sağlamlık, refah ve stratejik tasarımla "savunulabilir" bir yerleşim yaratmaktır. Köy, basit bir tarım topluluğundan, kendi kendine yeten, ticaret yapan ve zamanla dış tehditlere karşı beklenmedik savunmalara sahip olan bir kaleye dönüşmeye başlar.